13 Ağustos 2013 Salı

Memleket Mi, Yıldızlar Mı, Gençliğim Mi?

 Adres hanesinde on yıllardır gurbet yazan biri olarak başlıkta da yer alan Nazım Hikmet'in ünlü dizelerindeki  soruyu muntazaman kendime sorarım: Hangisi uzak?

19 Temmuz 2013 Cuma

Comenius Regio Projesi Nedir?

İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin koordinatörlüğünde, yerel eğitim aktörlerini (okul, üniversite, spor kulübü, kütüphane vb.) kendine ortak ederek başvurabilecekleri bir AB Projesi türüdür. AB üyesi bir ülkenin yerel veya bölgesel eğitim otoritesi ile ortaklık kurulur ve bir veya birden fazla konuda etkinlikler planlar. Başvurular diğer projelerde olduğu gibi Ulusal Ajans'a yapılıyor.

2 Temmuz 2013 Salı

StumbleUpon İle Sörf Keyfi


İnternet icat olduğunda, veya bizim erişebildiğimiz ilk yıllarda diyelim, çaylak bir üniversite öğrencisiydik. Bir arkadaşıma "internet sitelerinin adreslerini nasıl aklımızda tutacağız" minvalinden bir soru sormuştum, ki benim gözümde kanlı canlı Bill Gates idi, beni "Yahoo" ile tanıştırdı. Sonraları anladık ki, Yahoo, adresleri kayıt etmez(ler)se, bir işe yaramıyormuş. Demem o ki, her aradığını bulamadığın, kullanıcıların veya editörlerin siteleri kayıt ettiği bir dizin imiş. Google girdi hayatımıza sonra. Tıpkı ev telefonlarına ihanet edip kendimizi mobil iletişimin kollarına attıktan sonra hafızamızdaki telefon numarası sayısının iki elin parmaklarını geçmediği gibi, internet sitelerinin adreslerini, uzantılarını da akılda tutmaz olduk. Sık kullanılanlara eklemek, en azından benim için "out" artık. Bir de web sitesine google arama çubuğunu kullanarak ulaşmak var ki, evlerden ırak. Google öncesi ineternete karşı hisleri olan "eski toprakların" pek yapmadığı bir iş olsa gerek..

30 Haziran 2013 Pazar

İyi Bir Öğretmenin Nitelikleri

Her ne kadar "iyilik" göreceli bir kavram olsa da, belirli bir alanda iyi olmanın nitelikleri uzun süren tecrübelerle sabit olduğundan, meslek erbaplarının iyiliği, kötülüğü konusunda pek çok kişi hemfikir olabilir. Şuradaki makalede İyi Bir Öğretmenin 16 Niteliği başlığıyla bu nitelikler sıralanmış. Bakalım, neymiş o nitelikler:

26 Haziran 2013 Çarşamba

Öğretmen Filmleri, Eğitim İle İlgili Filmler

Dead Poets Society (İng. Öğrt. John Keating / Robin Williams)
Bu kategoride yer alan filmlerde genellikle sıradışı bir öğretmenin veya öğrencinin hikayesini izliyoruz. Yine de eğitim temalı filmleri izlemek, öğrencilere tavsiye etmek/izlettirmek gibi gayesi olanlar için bir liste yapmak ne zamandır aklımdaydı. Kimi izlediğim, kimi de film veri tabanları ve/veya arama motorları vesilesiyle karşıma çıkan filmlerden oluşuyor liste. yorum kısmına önerilerinizi bekliyorum.

Semaver (Sait Faik Abasıyanık)

Yan yana, kucak kucağa, aynı yorganın içinde yatmışlardı. Ölüm munis, anasına girdiği gibi onun bütün hassasiyetini, şefkatini, yumuşaklığını almıştı. Yalnız biraz soğuktu. Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey değildi. Yalnız biraz soğuktu o kadar...

Semaver / Sait Faik Abasıyanık
Yapı Kredi Yayınları, 105 sayfa, 6 TL

21 Haziran 2013 Cuma

Aramıza Hoşgeldin Sosyal Medya. Sıra Medya Okuryazarlığında.

İnternet erişimi olan herkesi kendi medyasının patronu yapan "sosyal medya", internetin mobil iletişim araçlarında kullanılmasıyla birlikte geleneksel medyaya alternatif olmaya başladı. Başını facebook ve twitter'ın çektiği sosyal medya araçları, "Arap Baharı" denilen toplum hareketinin kilit unsurlarından biriydi. Geçtiğimiz günlerde memleketin bir çok yerleşim yerinde cereyan eden Gezi Parkı eylemleri esnasında biz de sosyal medyanın gücüyle bizzat tanışmış olduk. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyayı aktif olarak kullanan bir devlet adamı olmasına rağmen "twitter denilen bela" sözleriyle sosyal medyaya ilk yumruğu vuran oldu.

7 Haziran 2013 Cuma

Heceleyen Arı [Spelling Bee]

Yarışmacıların verilen kelimeyi hecelediği (harf harf söylediği / spelling) bir yarışma türü. Amerika'da 1925'ten beri eyaletler düzeyinde ve ulusal düzeyde yapılıyor. Yarışmacılar kelimeyi duyduktan sonra yarışmayı idare eden kişiden kelimenin anlamını veya hangi dilden geldiğini, hatta kelimenin örnek bir cümlede kullanımını  isteyebiliyorlar veya derhal heceliyorlar. Nihayetinde kelimeyi doğru hecelerlerse yarışmaya devam ediyorlar. Elenenlerden sonra geriye kalan kişi galip geliyor.

26 Mayıs 2013 Pazar

İyi Öğretmen


"Bir öğretmenin iyi olup olmadığı öğrencilerine çabucak yanıtlayabildikleri kaç soru sorabildiğinden değil, kendisnin yanıtlamakta zorlanacağı kaç soruyu öğrencilerine sordurabildiğinden anlaşılır. "

~ Alice Wellington Rollins ~

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Konuşan Kitap Şenliği

Devlet adamlarının eşlerii çeşitli sosyal sorumluluk projesini himayesi altında yürütüyor, bazı konularda toplumda farkındalık yaratmaya gayret ediyor. Hatta kocalar eşler kadar "sosyal sorumlu" olsa dünyamız daha güzel olurdu. Bir noktada savaşları kocalar çıkarıyor, yaraları first ladyler sarıyor diyebiliriz. Çocukları aç, kadınları dul bırakan kocalar oluyor ama okuma yazmayı öğreten projeleri eşler yürütüyor.Hal böyle olunca eşlerin devlet adamlarından daha hayırlı işler yaptığı ortada.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül de an itibariyle bir kaç projeyi himayesi altına almış, misafirliğe gelen devlet adamı eşleriyle vakit geçirmenin ötesinde de işler yapıyor. Asıl değineceklerim tam da bu noktada başlıyor. Hayrünnisa Gül, 21 Mayıs 2013'te Konuşan Kitap Şenliğinin 6. durağı olan Erzurum'a geldi. Ben de öğretmen arkadaşlarım ve öğrencilerimle "görevli" ve "zorunlu" olarak programa katıldım. Programın en olumsuz yanı 5 saat sürmesi ve üst düzey protokol kurallarının uygulanıyor olması oldu. Devletin bir numaralı adamının eşi söz konusu olunca üst düzey güvenlik önlemleriyle karşı karşıya kaldık, e birazcık da tedirgin olduk. Vaktimizin çoğunu first ladylerle geçirmiyoruz ne de olsa.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Öğretmenlerin Çok Örgütlü Mücadelesizliği

Türkiye'de eğitim iş kolunda eğitim çalışanlarını temsil eden hali hazırda 33 sendika var. Ağustos 2012 itibariyle, iki yüz binin üzerinde üyesi olan da var, üye sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen de. Her düşünceden öğretmenler arasında özlük hakları ve eğitim meseleleriyle ilgili bazı konularda duyulan rahatsızlıkların paralellik gösterdiği şu günlerde bu kadar çok sendika etrafında örgütlenip hak aramak, aramaya çalışmak ne kadar mümkün, orası tartışılır. Bir başka nokta da bu kadar çok seçeneğe rağmen örgütlülük oranının %50-60 civarında olması. Örgüt sayısının çokluğu ile çalışanların örgütlülük oranı arasındaki orantısızlığı neye bağlamalı?

Çalışanla İlgili:
- Örgütlülüğün gücüne inanmamak,
- Çeşitli gerekçelerle eylem, grev vb faaliyetlerin içinde bulunmama isteği
- Dışlanma, yöneticilerden tepki görme vb. kaygılar.
- Hiç bir sendikayı kendine yakın bulmama (ki bu gerekçe aşağıda da olabilir. Böyle bir gerçek varsa, bunun sebebi çalışan mı, sendika mı, tartışılır).
- SİZİN GEREKÇENİZ?

Sendikalarla İlgili:
- Sendikalar ile siyasi partiler arasındaki dirsek temasının verdiği rahatsızlık,
- Özlük hakları ve eğitim meselelerinin ötesindeki politikaları ilk sıraya koymaları, 
- Örgütlenme anlayışlarının üye yapmaya endeksli olması,
- Üyelerine yeterince kendilerini ifade etme olanağı vermemeleri,
- Anti-demokratik tüzükleri (seçim, görev dağılımı vb. konularda)
- SİZCE?

Herkese şimdiden iyi tatiller.  

İSTATİSTİKİ BİLGİ:
- 11 iş kolu altında hizmet veren kamu çalışanları sendikaları [Memur Sendikaları]
http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/cgm.portal?page=sendikalar&id=1.1
- Eğitim iş kolunda hizmet veren sendikaların üye sayıları:
http://www.memurlar.net/haber/269521/

11 Şubat 2013 Pazartesi

Özel Öğretim Kurumlarında Çalışanların Sendika Üyeliği / Neden Farklı Sendikadalar?

Marmara ELT'nin en başarılı hocalarından Kamile Hamiloğlu Hocamız bir gün derste arkadaşlardan birinin sorduğu "özel ders konusunda önerebileceğiniz yayın var mı?" sorusunun akabinde bir an duraksamış, sonra da şöyle demişti: "ELT alanında referans gösterilecek çalışmaların yapıldığı ülkelerde (ABD, İngiltere vb.) özel ders ancak çok zengin bir zümrenin satın aldığı bir hizmettir, bu hususta yayın bulmak çok kolay değildir." Söylediklerini birebir hatırlamam mümkün değil ama bu minvalde bir iki cümle sarfettiğinden eminim. Bizim bu kadar çok özel öğretim kurumuna sahip olmamızbu kurumlarda bu kadar çok çalışan olması sınav merkezli eğitim sistemine sahip oluşumuzdan ileri geliyor şüphesiz. 

8 Şubat 2013 Cuma

Okullarda Kılık Kıyafet Serbestliği


 Kılık Kıyafet Serbestliği Ne Zamandan İtibaren Geçerlidir?


Milli Eğitim Bakanlığı 27.11.2012 tarih ve 28480 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık Ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik” ile birlikte 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren geçerli olmak üzere okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrencilere kılık ve kıyafet serbestliği getirmiştir. Milli Eğitim (Eski) Bakanı Ömer Dinçer ise yaptığı sözlü açıklamada 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren de bu serbestliğin uygulanabileceğini, okula serbest kıyafetle gelen öğrencilerin geri çevrilmemesi gerektiğini ifade etmiştir.

Saç Uzatmak Serbest Mi?


Erkek öğrencilerin uzun saçlı oluşuyla ilgili bir engel olmamakla beraber, bıyık ve sakal bırakılamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Diğer kısıtlamalar ise şu şekildedir:

a) Öğrenim gördükleri okulun arması ve rozeti dışında nişan, arma, sembol, rozet ve benzeri takılar takamaz,
b) İnsan sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve mevsim şartlarına uygun olmayan kıyafetler giyemez,
c) Yırtık veya delikli kıyafetler ile şeffaf kıyafetler giyemez,
d) Vücut hatlarını belli eden şort, tayt gibi kıyafetler ile diz üstü etek, derin yırtmaçlı etek, kısa pantolon, kolsuz tişört ve kolsuz gömlek giyemez,
e) Siyasî sembol içeren simge, şekil ve yazıların yer aldığı fular, bere, şapka, çanta ve benzeri materyalleri kullanamaz ve giysileri giyemez,
f) Okul içinde baş açık, saçlar temiz ve boyasız olarak bulunur, makyaj yapamaz, bıyık ve sakal bırakamaz. 3 üncü maddenin altıncı fıkrası hükümleri saklıdır.

Hangi Ülkelerde Üniforma Zorunluluğu Var?


Serbest kıyafet uygulaması yapan pek çok ülkede köklü geçmişe sahip kimi devlet okullarında ve/veya bazı özel okullarda öğrenciler üniforma giymek zorundadırlar. Bunun yanında pek çok konuda özgürlükçü davranan İngiltere’de ise üniforma zorunluluğu devam etmektedir. Amerika’da üniformalı okul sayısı, kıyafet serbestliği olan okul sayısına göre oldukça azdır. Tayland, Vietnam, Çin gibi pek çok Uzakdoğu ülkesinde de üniforma zorunluluğu vardır. Avrupa Birliği ülkelerinin pek çoğu ise kıyafet serbestliğini uygulamaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığındaki bakan değişikliği sebebiyle 2012–2013 öğretim yılını kıyafet serbestliği ile ilgili bir geçiş yılı sayabiliriz. Yeni bakanın önümüzdeki yıl için serbestliğe devam etmek ile geri dönüş arasında yapacağı seçimin sonucu ilerleyen yıllardaki uygulamanın kaderini belirleyecektir.

5 Şubat 2013 Salı

Çalışan Annenin Doğum İzni

Medyadan takip edilebileceği üzre, doğum öncesi 8, doğum sonrası 8 hafta olan çalışan annenin doğum izni süresinin 12+12 şeklinde güncellenmesi ile ilgili bir çalışma var.

Doğum izni artırılıyor mu?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in basına verdiği demeçlerde böyle bir yasa çalışmasının yapılıyor olduğunu, bununla beraber kadın istihdamında azalma endişesi taşındığını ifade etmişti. Öyle zannediyorum ki kısa süre içinde yasa çalışmaları tamamlanacak ve yasa meclise gelecek.

Diğer Ülkelerde Doğum İzni Ne Kadar?
Wikipedia'da karşılaştığım şu listeyi görmeden önce de tahmin ettiğim gibi bu konuda çok iyi konumda değiliz. Ücretli izin konusunda standartlara çok uzak değiliz gibi görünüyor ama bizde 1 yıl olan ücretsiz izin kısmını 6 yıla kadar çıkaran ülkeler var. Kişiliğin oluşmasında bebeklik döneminin etkisinin tartışılmayacağı gibi annenin çocuğu büyütmedeki rolü de tartışma götürmeyecektir. Bu nedenle diğer ülkelerin anneye karşı cömert oluşları aslında uzun vadede devlete "iyi vatandaş" olarak geri dönecektir.

Babanın Doğum İzni
Bizde 10 gün olan ücretli babalık doğum izni için yine cimri davranmayan devletlere listede rastlamak mümkün. Ücretsiz izin konusunda da çok ciddi imkanlar tanıyorlar. Memurlar yine buna benzer özlük hakları konusunda hatırı sayılır bir mesafe ekatettiler ama özel sektörde çalışanlar için her şey yasalarda belirtildiği gibi gitmiyor eminim.

1 Şubat 2013 Cuma

Azmin Zaferi... Oscar Pistorius...


Protez bacaklarıyla pistlerde rüzgar gibi esen Güney Afrikalı paralimpik atlet Oscar Pistorius'la bir kaç yıl önce okuttuğum ders kitabındaki bir okuma metninde tanıştım. O zamana kadar tanımıyor olmamı da genel kültür bilgisi eksikliği olarak görüyorum, itiraf etmem gerekirse.

Geçtiğimiz yaz Londra'da olimpiyatlarda ve akabinde Paralimpik Olimpiyatlarında koştu. Protez bacaklarının ona avantaj sağladığı yönünde itirazla karşı karşıya kalan G.Afrikalı, yapılan testlerin kendi adına olumlu sonuç vermesine kadar -bildiğim kadarıyla- bir süre pistlerden uzak kaldı.

Protez bacaklarıyla bütünleşmesine dair bir anısını okumuştum. Paylaşmak istedim. Diyor ki;

Annem bize derdi ki:
- Carl, ayakkabılarını giy. Oscar, protez bacaklarını giy ("tak" demek anlatıdaki büyüyü bozacaktı). Bu yüzden farklı ayakkabılarım var diye düşünerek büyüdüm.

29 Ocak 2013 Salı

2012'nin En İyi İcatları (İcat Çıkarma!)

Geçtiğimiz yıl TED ve ABD Ankara Büyükelçiliği'nin yürüttüğü İnovasyon yarışmasına katılmıştık okul olarak. "İcat çıkarmak" dilimize takıldı o günlerden sonra. Seksenler dizisinin babası da sıkça söylüyor bu cümleyi: "İcat çıkarma, icat çıkarma".

Şu adreste 2012'nin en iyi icatları diye bir liste var. Listenin tamamını yazamam ama listeden bir iki icattan bahsedeyim.

İndoor cloud (iç mekan bulutu): Ne amaçla kullanılır bilmiyorum ama gökyüzünde yalnız gezen bulutları iç mekana hapsetmeyi başarmış bir mucit. Tabi ki bir sis makinasıyla yapılıyor.2022'de Katar'da yapılacak olan Dünya Kupası için stadyumların üzerinde yapay bulutların seyredeceğine dair planların yapıldığını okumuştum bir başka adreste. Belki bu da onun gibi bir şeydir.




Resimdeki eldiven işaret dilini algılayıp onu konuşma diline çevirerek mobil telefona ilşetiyormuş. Kanımca en etkileyici icatlardan biri.
Bu da Dubai'de Bahar Towers [Bahar Kuleleri] adlı proje. Anladığım kadarıyla bu teknolojiyle arada yalıtım amaçlı boşluklar oluşturuyorlar ve ortam sıcaklığının düşürmeyi veya daha az klima çalıştırmayı sağlıyorlar. 

18 Ocak 2013 Cuma

KPDS+ÜDS=YDS

ÖSYM, her yıl ikişer kez yapılan ÜDS ve KPDS yerine yılda 2 defa Yabancı Dil Bilgisi Seviye Belirleme Sınavı (YDS) yapılacağını duyurdu ve 2013 sınav takvimine bu sınavın yapılacağı tarihi ve başvuru tarihlerini yerleştirdi. İlk kez ALES'e giren biri olarak o dönemde LES sonrası nelerin değişeceğine dair soruların sıkça ve yüksek sesle sorulduğunu anımsıyorum. Bu değişiklik ne kadar ses getirdi bilmiyorum ama benzer soru işaretlerinin bu dönemde de oluştuğunu zannediyorum. İletiyi yazmadan bir nabız yoklaması yapmak istedim ama somut şeyler bulamadım. Değişikliğe dair birbirinin benzeri haberler yayınlamış eğitim içerikli web siteleri, hepsi o. Sınavla ilgili merak edilenler ve söylenebilecekleri birkaç başlık altında toplamaya çalıştım.

YDS 2013 İlkbahar Sınavı Ne Zaman Yapılacak? Sınav Başvuru Tarihi Nedir?
Sınav 07 Nisan 2013 günü gerçekleştirilecek. Sınava 18-27 Şubat 2013 tarihleri arasında başvurulabilecek.

Sınavın İçeriği Nasıl Olacak?
4-5 yıl önce KPDS' nin kalkacağını ve yerine TOEFL benzeri bir sınav geleceğini duymuştum. Aradan geçen sürede bunun söylenti oladuğunu düşünmeye başlasam da, bu sınav değişikliği ile beraber yakın bir gelecekte bizi radikal bir değişikliğin bekliyor olduğunu düşünmeye başladım. İlerleyen dönemlerde sınavın dinleme, yazma, okuduğunu anlama gibi aşamaları olan, bilgisayar destekli TOEFL benzeri bir sınava dönüşeceğini düşünüyorum. ÖSYM'nin bunun için hazırlıklara başladğı veya planlarının olduğuna dair yetkili ağızdan çıkan açıklamalar görmedim ama sanırım şartlar ÖSYM'yi bunu yapmaya zorlayacaktır. Kaldı ki, 28518 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Belirleme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 8.maddesi bunun habercisi gibi: 
  
MADDE 8 – (1) Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı çoktan seçmeli test olarak yapılır. Ancak, protokolde belirlenmesi kaydıyla sınavın gerçekleştirilmesine ilişkin farklı usuller uygulanabilir.

Şimdiki aşamada ise ÖSYM tarafından adayların YDS'ye tıpkı KPDS ve ÜDS'ye çalıştıkları gibi çalışmaları isteniyor. 2013 İlkbahar ve Sonbahar Sınavlarında sıradışı farklılıklar olmayacak gibi görünüyor haliyle. Yalnız ÜDS'deki Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Sağlık Bilimleri ayrımı ortadan kalacaktır. En azından bu konuda herhangi bir yoruma rastlamadım. 

KPDS ve ÜDS Puanları  Ne Olacak?
ÖSYM, puanların geçerliliğinin korunacağını beyan etmiş. 

Dil Tazminatı ortadan kalıyor mu?
Hayır. Kamu Personeli dil tazminatı almaya devam edecek. 

Değişikliğin Nedeni Nedir?
Bizde değişikliklerin felsefesi, kanun koyucuların değişikliğe hazırlandığı dönemlerde en yetkili ağızdan yapılmıyor. Ya önceden fısıltı gazetesinden bazı şeyleri okuyor, duyuyoruz, ya değişiklikten sonra bazı açıklamalarda bulunuluyor ya da bu düşünce altyapısını anlama işi kamuoyunun algı kapasitesine bırakılıyor. Bu gözlemim, buradaki değişklik için de geçerli diyebilirim. Çünkü ortada bir yönetmelik, devamında ÖSYM'nin yaptığı bir açıklama (bazı internet sitelerinden okudum) ve sınav otoritelerinin görüşleri var yalnızca. KPSS gibi, içinde yabancı dil soruları olan bazı sınavlarda bundan sonra yabancı dil sorusu olmayacağından hareketle, YDS'nin yabancı dil ile ilgili tek ve en geçerli ölçme değerlendirme aracı olması planlanıyor. 

Değişiklik üzerine benim şahsi düşüncem de uluslararası geçerliliği olan ve çağdaş dil öğretimi yaklaşımlarına aykırı olmayan/daha yatkın olan prestijli bir dil sınavına olan ihtiyacın ÖSYM'yi bu değişkliği yapmaya zorlaması. Çünkü, kendine has bir tarzı olan, insanların dili öğrenmek için değil de sınavı geçmek için yeteneklerini geliştirdiği bir sisteme dönüşmüştü KPDS, ÜDS sınavları. Bu yüzden de 70-80 gibi notlar alıp yabancı dilde bir makale yazamayan veya yabancı dilde gerçekleştirilen bilimsel toplantılara iştirak edemeyen akademisyenlerimiz oldu. Dilbilgimiz, kelime bilgimiz İngilizlerle yarışırken, İngilizle, amerikalıyla konuşmayı beceremedik. Nasıl değerlendirileceğimizin öğrenme biçimimizi etkilediği düşüncesinden yola çıkarsak konuşma, yazma, dinleme, okuduğunu anlama becerileriyle ölçülüp değerlendirilecek olanların buna göre sınava hazırlanackları, dolayısıyla buna göre öğrenecekleri düşüncesi de doğru olacaktır kanaatindeyim. Ama şu aşamada bu değişiklik isim değişikliğinden öteye gitmeyecek gibi görünüyor, sadece ilerisi için bir ipucu veya umut anlamına geliyor.